Osmanağaoğlu'ndan turizm değerlendirmesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda görüşülen Turizm Teşvik Kanunu'nun 2. bölümü üzerine MHP Grubu adına konuşan MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Ege Turizm Merkezleri Çeşme Projesi'ni oldukça önemsediklerini ve yapılan çalışmaları yakından takip ettiklerini ifade ederek, İzmir turizmine, ülke turizmine katkı sunacağına inandığımız her türlü adımın amasız ve fakatsız yanındayız. Çünkü İzmir bizim, Türkiye bizim, gelecek bizimdir dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda görüşülen Turizm Teşvik Kanunu’nun 2. bölümü üzerine MHP Grubu adına konuşan MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Ege Turizm Merkezleri Çeşme Projesi’ni oldukça önemsediklerini ve yapılan çalışmaları yakından takip ettiklerini ifade ederek, "İzmir turizmine, ülke turizmine katkı sunacağına inandığımız her türlü adımın amasız ve fakatsız yanındayız. Çünkü İzmir bizim, Türkiye bizim, gelecek bizimdir" dedi.

MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Turizm Teşvik Kanunu’nun 2. bölümü üzerine MHP Grubu adına konuşma yaptı. İzmir’in turizm sektöründe attığı adımlarla şimdiye kadar birçok alanda ilkleri gerçekleştirdiğini ifade eden Tamer Osmanağaoğlu şunları söyledi: “Tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerinin yanında kültür ve sağlık turizmi alanlarında da birçok merkeze sahip olan İzmir’imizin bu konumunu dünya çapında da perçinlemesi ertelenemez bir görev ve sorumluluktur. Bergama, Çeşme, Ödemiş, Tire, Efes müzeleri ile Agora, Kadifekale, Tepekule, Sığacık, Ürkmez, Urla, Foça, Değirmendere gibi tarihi alanlara sahip ören yerlerine sahip, kültür turizmi olanaklarını ülkemizde sunan ilk il olan İzmir bunu sonuna kadar hak etmektedir. Ege Turizm Merkezleri Çeşme Projesi’ni oldukça önemsediğimizi, yapılan çalışmaları yakından takip ettiğimizi ifade etmek isterim. Doğal yaşama zarar vermeyecek, çevre duyarlılığı taşıyan bir anlayışın hâkim olacağı bu projenin sadece İzmir’imiz için değil, Ege Bölgesi ve ülke turizmimiz açısından da önem arz ettiği muhakkaktır. Bu sebeple sürecin sosyal, ekonomik ve ekolojik yapıda meydana getireceği değişimlerin iyi hesaplanarak hareket edilmesi oldukça önemlidir."

Kısa, orta ve uzun vadeli tanıtım stratejilerinin oluşturulması, akıllı şehir uygulamasının yaygınlaştırılması, butik otellere sahip merkezlerin çoğaltılması, sağlık ve güvenlik hassasiyetlerinin öne çıkarılması, anket çalışmalarına yoğunluk verilmesi gibi önerilerini de sıralayan Osmanağaoğlu, “Milletimizin turizm alanındaki tecrübesi ve kabiliyeti tartışmasız çok kıymetlidir. Bize düşen sorumluluk; bu tecrübelerin ziyan edilmemesi, kabiliyetin ise yerinde kullanılmasını sağlamaktır. Bu sebeple İzmir turizmine, ülke turizmine katkı sunacağına inandığımız her türlü adımın amasız ve fakatsız yanındayız. Çünkü İzmir bizim, Türkiye bizim, gelecek bizimdir" diye konuştu.

Türkiye’nin turizmdeki performansını anlattı

Turizm sektörünün ve İzmir turizminin geleceğine ilişkin önerilerini de paylaştığı konuşmasında Osmanağaoğlu, “Dünya ekonomisinin adeta küçülmeye girdiği salgın döneminde; hükümetimizin almış olduğu önlemler, turizmcilerimizle sergilediği dayanışma, işletmecilerimizin fedakârlıkları, turizm sektörüne nefes aldıran destek paketleri ülkemizde yaşanan bu sürecin en az hasar ile atlatılmasında etkili olmuştur” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin turizmdeki rakiplerinde ve ana pazarlarında yaşanan ekonomik küçülmelere dikkat çeken Osmanağaoğlu, 2009’da yaşanan küresel krizin 3 katı etki eden salgın sürecine rağmen Türkiye turizminin toparlanmak için gerekli birikime sahip olduğunu söyleyerek, “Ülkemizin turizmdeki rakipleri ve ana pazarlarındaki ekonomik görünümüne ilişkin IMF’nin 2020 raporuna bakıldığında, Akdeniz havzasındaki rekabet ettiği ülkelere göre performansı bunun en büyük göstergesidir. Öyle ki; Yunanistan’daki ekonomik küçülme yüzde 10, İtalya’daki küçülme yüzde 9,1, İspanya’da yüzde 8, Fransa’da yüzde 7,2’dir. Bu oran ana pazarlarımız olarak adlandırılan Almanya’da yüzde 7, İngiltere’de yüzde 6,5, Rusya’da ise yüzde 5,5 oranında olmuştur. Covid-19’un turizm sektörüne verdiği zararın 2009 yılındaki küresel ekonomik krizin 3 katına ulaşması göz önünde bulundurulduğunda bu mücadelenin ehemmiyeti çok daha iyi anlaşılacaktır” sözlerine yer verdi.

İHA

Buğra Hakan

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN