Sındırgı'da 56 yıldır tahta kaşık zanaatını yaşatıyor

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde yaşayan Nizamettin Gündoğan, arkadaşlarının yanında öğrendiği kaşıkçılık mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen yarım asırdır sürdürüyor. Gündoğan, unutulmaya yüz tutmuş tahta kaşık zanaatını devam ettiren son ustalardan biri.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yaşayan Nizamettin Gündoğan, arkadaşlarının yanında öğrendiği kaşıkçılık mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen yarım asırdır sürdürüyor. Gündoğan, unutulmaya yüz tutmuş tahta kaşık zanaatını devam ettiren son ustalardan biri.

Teknolojinin gelişmesiyle beraber metal kaşığın yaygınlaşması tahta kaşıkların yerini aldı. Tahta kaşıkların geçmiş yıllarda her evin en önemli araç-gereçleri arasında yer alıyordu. Günümüzde ise kaşık yapma sanatı unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında. 1965 yılından bu yana marangozluk mesleği ile uğraşan 79 yaşındaki Nuzamettin Gündoğan, bunun yanı sıra arkadaşlarından görerek öğrendiği tahta kaşık yapımına başladı. İlerlemiş yaşına rağmen bu zanaatını sürdüren Gündoğan, dağdan ve dere kenarlarından topladığı karaağaç, akça ve çınar ağaçlarının dallarını evinin bahçesinde ki atölyeye getiriyor. Bu dalları da işleyerek tahta kaşığa dönüştürüyor.

İşini severek yaptığını, bir kaşık için 2 saat emek vererek uğraştığını dile getiren Gündoğan, ’’Çocukluğumdan beri bu mesleğe hep merakım olduğundan 1942 yılından bu yana marangozluk işine başladım. Askerden geldikten sonra da işimin başına geçtim. Kaşık yapma sanatını da 1975 yılında yapmaya başladım. Bu işi yapan arkadaşlarım vardı, onlardan görerek merak ettim ve ben de yapmaya koyuldum’’ dedi.

Sındırgı ilçesinin Akçakısrak Mahallesi’nde oturan Nizamettin Gündoğan, küçük yaşta arkadaşlarının yanına giderek kaşık ustalığını öğrendi. Mesleği 46 yıldır sürdüren Gündoğan kendi kurmuş olduğu atölyesinde yaptığı yemek kaşıklarını satarak geçimini sürdürüyor.

Dağdan topladığı ağaç dallarını işleyip çeşitli ebatlarda kaşığa dönüştürüp, sanat eseri hüviyetindeki el emeği ve göz nuru ürünleri ortaya çıkarıyor.

Kaşık yapmak için önce taslak oluşturduğunu ve sonra oyma yaparak kaşığı elde ettiğini anlatan Gündoğan, ’’Kaşık her ağaçtan olmuyor. Karaağaç, akça ağaç ve dere boyunda yetişen çınar ağaçlarından oluyor. Kaşık yaparken keser, testere, oygu, törpü ve zımpara gibi aletler kullanıyorum. Tahtayı oyduktan sonra oygu ile içini temizliyorum, keser ile fazlalıklarını alıyorum. Daha sonra da törpülüyorum. Son olarak törpü işe bittikten sonra zımpara yardımı ile temizleyip kaşık oluşuyor’’ dedi.

İHA

Buğra Hakan

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN